AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)
AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’deki Kongre baskınına ilişkin, “Kuşkusuz Senato‘nun basılması, şiddet kullanılması gayrimeşrudur, bu asla kabul edilemez.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gazetecilere açıklama yaptı.

Siyasetin karşıt fikirlerin birbiriyle çatışması olduğunu ifade eden Çelik, çatışmanın hangi alanda yapıldığının önemli olduğunu söyledi.

Çelik, çatışmanın “AK Parti’ye oy veren öğretmen, vermeyen öğretmen” şeklinde bir tavra dönüştürülmesinin doğru olmadığını belirtti.

“Namus” kavramının alelade kullanıldığına dikkati çeken Çelik, “Bunun çok titizlikle, çok dikkat ederek kullanılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı bu kelimelerle yargılamaya ya da kritik etmeye çalışmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanlarının yaptığı bir iştir. İçimizde hiçbir kimsenin bunu yapmaması gerekir. Bu, son derece yanlış bir şeydir. ‘Kendiniz için de kullanmayın.’ dedim. Sayın Genel Başkan dedi ki ‘Belediyelerden hiçbir işçi atılmayacak, namus ve şeref sözü veriyorum.’ O işçiler şimdi atılıyorlar belediyelerden, size de bu sözünüzü hatırlatıyorlar. Namus ve şeref kavramlarının bu şekilde alelade kullanılmaması lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Sözcüsü Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu kadar yanlıştan sonra çıkmışlar diyorlar ki ‘Sen yeminine sadık olsaydın biz bunları demezdik.’ Cumhurbaşkanımız yeminine sadıktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini büyük bir dirayetle korumaktadır, milletin birlik ve beraberliğini korumaktadır. Partili Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra sizin tarafsızlık meselesi ve diğer meseleleri kafanızdaki vesayetçi bir parlamenter sistem modeliyle yargılamanızın bir meşruiyeti yoktur aslında. Bu, yanlış fakat gerçek bir parlamenter demokratik sistemle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi başkanlık sistemleri de meşrudur. Toplumlar bunlar arasında tercihte bulunurlar, birini meşru, diğerini gayrimeşru sayamazsınız. Toplumlar kendi ihtiyaçlarına göre sistem tercihlerini yaparlar. Şunu sormak gerekir, ‘Parlamenter sistem varken ne yapıyordunuz siz?’ Parlamenter sistem varken Türkiye’yi askeri vesayet ya da yargı vesayeti ile yönetmeye çalışıyordunuz. Her gelen iktidar üzerinden siz iktidar olamadığınız zamanlarda bir denetleme iktidarı kurmaya çalışıyordunuz. Bunların geride bırakılması gerekir.”

Siyasi partilerin millete yapacağı en büyük katkının sivil siyaseti ve demokrasiyi güçlendirmek olduğunu vurgulayan Çelik, “Sonuçta on yıllar geçer, hayat geçer, biz gideriz, yerimize yenileri gelir ama millet, devlet, demokrasi, Cumhuriyet kalır. Gelecek nesillere doğru miras bırakmak gerekir. Gelecek nesillere bırakılan mirasın Cumhuriyet’i güçlendiren, demokrasiyi güçlendiren bir miras olması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Senato baskını tüm dünyayı şok etti”

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki seçimler ve seçimler sonrasındaki süreci büyük bir hassasiyetle takip ettiklerini dile getiren Çelik, “Amerikan demokrasisinin bu aşamaya gelmiş olması yani senato baskınından bahsediyorum, tüm dünyayı şok etti.” dedi.

Amerikan demokrasisinin gelenekleri ve kurumları ile övünen bir demokrasi olduğuna dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

“İlk defa Amerika’da bir başkanın görevinde iken görevinden alınmasını tartışacak, Temsilciler Meclisinde bunun oylanıp kabul edilmesinin söz konusu olmasına kadar varan son derece şok edici gelişmeler yaşandı. Şimdi Brexit sonrasında Avrupa ve Amerika ilişkilerinin nasıl olacağı, Avrupa Birliği’nin de geleceğini etkileyecek şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin nereye yürüyeceği ve yöneleceği, bütün dünyayı ilgilendiriyor. Batı’da yükselmekte olan İslam düşmanlığından ve göçmen düşmanlığından, yabancı düşmanlığından kaygı duyarken tam da bunu sembolize eden kişilerin ellerinde bunun sembolleri olan birtakım pankartlarla, bayraklarla Amerikan senatosunu bastığını gördük. Dolayısıyla herkese ‘Kutuplaşmadan kaçının’ çağrısında bulunanların ne kadar derin bir kutuplaşma içine girdiğini gördük ve bunun siyasi bir tartışmanın ortasında sosyolojik bir yanını ortaya çıkardığını gördük. Neticede Amerikan Kongresi, 6 Ocak’ta Amerikan seçim sonuçlarını tescil etme oturumunu ertelemek zorunda kaldı.

Bu, çok büyük bir demokrasi krizidir. Kuşkusuz Senato’nun basılması, şiddet kullanılması gayrimeşrudur, bu asla kabul edilemez. Seçilmiş başkanın göreve gelmesini engellemek gayrimeşrudur. Bunun yolları varsa itirazlar kanuni imkanlar kullanılarak yapılır. Dolayısıyla gelinen noktada şu anda sükunet sağlansa da bir olağanüstü durum var. Umarız 20 Ocak’ta yeni başkanın görevine başlanması tartışmasız bir şekilde ve sükunetle gerçekleşir.”

ABD’nin yeni yönetimiyle “Libya, Suriye, Doğu Akdeniz” konuları görüşülecek

Türkiye’nin ABD’nin yeni yönetimiyle “Libya, Suriye, Doğu Akdeniz” gibi çok önemli konuları görüşeceğini belirten Çelik, “Suriye’deki insani kriz devam ediyor. Libya’da bulunan toplu mezarlar halen Libya halkı üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor. Doğu Akdeniz’deki durum ve benzeri konular yeni yönetimle da konuşacağımız ilk başlıklar olacaktır.” açıklamasında bulundu.

Yunanistan’ın mültecilere yönelik ihlallerine ilişkin de açıklama yapan Çelik, “Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre, son 3 yılda 78 binden fazla sığınmacı zorla Türk kara sularına itilmiştir.” dedi.

Yunanistan’ın bu tutumuna son vermesi gerektiğini vurgulayan Çelik, Uluslararası Göç Örgütü, Birleşik Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Avrupa Konseyi İnsan Kakları Komiserliğinin bu konudaki uyarılarını yüksek sesle yaptığını dile getirdi.

Avrupa Birliği’nin de bu ihlallere karşı tavır sergilemesi gerektiğine dikkati çeken Çelik, “İnsanlık dışı bu eylemin bir Avrupa Birliği ülkesinin kara suları içinde gerçekleşmesi utanç vericidir, buna karşı herkese sesini yükseltmesi gerekir.” ifadesini kullandı.

“Körfez Barışı” mutabakatından büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Çelik, “Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen 41. Körfez İşbirliği Konseyi Zirvesi ile Katar’la başlanan normalleşme bölge için çok iyi sonuçlar doğuracaktır. Tabii ki buradaki gelişmeleri yakından takip edeceğiz ve bu noktaya gelmesine destek veren herkesi tebrik ediyoruz.” dedi.

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Zehra Aydın Turapoğlu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*