Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi mümkün mü?

Sıklıkla kuyruk sokumu bölgesinde görülen bir cilt rahatsızlığı olan kıl dönmesi ya da tıptaki adıyla pilonidal sinüs veya kist dermoid sakral, daha çok gençlerde ve erkeklerde görülür. Vücutta göbek, ense, sırt, saç derisi gibi tüy ve kılların yoğun olduğu bölgelerde sürtünme ile ciltteki kıl ya da kılların deri atıklarıyla birlikte cilt altına yürümesi ve burada kistik yapıya neden olmasıyla ortaya çıkar.

İçi dolu kıl dolu olan bu kistik yapılar zamanla enfekte olarak kıl dönmesi apsesini oluşturur. Zamanında müdahale yapılmadığı takdirde bu enfekte kistteki iltihaplanma etraf dokulara yayılarak büyüyebilir ve vücudun diğer kısımlarına da sıçrayabilir.

Bu konuda en çok kabul gören teori, vücuttan dökülen kıl veya tüylerin terleme ve sürtünme ile derideki gözeneklerden geçerek cilt altında birikmesidir. Dar pantalon giyilmesi, aşırı kilo, terleme, zorlayıcı sporlar, uzun süre oturmak gibi nedenler kıl dönmesi için hazırlayıcı faktörlerdir. Cilt altında zamanla oluşan kist, deri atıklarının kıllarla beraber içerde birikmesiyle apseleşir ve bu apse cilde fistülize dediğimiz bir yolla açılır, bizim sinüs ağzı dediğimiz deliklerin oluşmasına yol açar.

15-25 yaş arası erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülür.

İlk oluştuğu dönemde şikayetler belirgin olmayabilir. Uzun süre ağrısız şişlik şeklinde devam eder, kişisel hijyene dikkat edilmediği durumlarda zamanla şişlik apseleşmeye başlar, kötü kokulu bir akıntı ile beraber hasta günlük işlerini yapamaz hale gelir. Oturmakla ve yürümekle ağrı olur. Eğer hasta muayenesini ve tedavisini geciktirirse başlangıçta bir adet olan sinüs ağzı sayısı fazlalaşır ve apsenin yaygınlığı artar. Hastada kistin gerilmesi şiddetli ağrıya sebep olur. Genel bir vücut kırgınlığına ateş, üşüme, titreme eşlik eder. Bu süreç uzadıkça sürekli iltihaplı bir akıntı, kötü koku ve iç çamaşırında lekelenme görülür. Bu şikayetlere çoğu zaman kaşıntıda eşlik eder.

Kıl dönmesinin kendi kendine iyileşmesi mümkün değildir. Kıl dönmesi apsesi acil cerrahi gerektiren bir durumdur. Apsenin bir an önce drene edilmesi beraberinde uygun antibiyoterapi ve temiz bakım ile tedaviye devam edilir.

Kıl dönmesinde en etkili tedavi cerrahidir. Geç kalınmış vakalarda enfekte alan geniş olacağından cerrahi işlem ameliyathane ortamında anestezi eşliğinde yapılır. Kist total olarak çıkarılır ve yara kapatılır. Ancak oldukça gecikmiş ve enfekte vakalar cerrahi eksizyon sonrası iyileşme için açık bırakılır. Geç kalınmış vakalarda uygulanan bizim sekonder iyileşme dediğimiz bu yöntem, oldukça uzun bir süre olup hastanın yaşam konforunun kısıtlanmasına yol açar.

Şikayetlerin başlangıcında lokal anestezi minimal sinüs küretajı ile muayenehane ortamlarında dahi tedavisi mümkündür. Ayrıca lazer ve sinüs bölgesine ilaç uygulaması ile ameliyatsız tedavi de deneyimli ellerde mümkündür. Bu yöntemlerle hasta aynı gün rutin işine dönebilmektedir.

Doğru tedavi ile başarı şansı oldukça yüksektir. Cerrahi sonrası o bölgenin kıl ve tüylerden temizlenmesi (lazer epilasyon, tüy dökücü kremler gibi), sık duş alınması nüksün oluşmaması açısından önemlidir.

Hareketsiz yaşam tüm hastalıklara davetiye çıkardığı gibi kıl dönmesinin de sebebidir. Sürekli oturmak en büyük risk faktörüdür. Yetersiz kişisel hijyen, obezite, aşırı terleme diğer risk faktörleri arasındadır. Kıl dönmesinin apse formuna dönmeden tedavisi çok önemlidir. Böylece hem cerrahisiz tedaviye olanak sağlar hem de nüks oranı düşer.

Sağlıkla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir