CHP Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı: (2)

CHP Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı: (2)
CHP Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı: (2)

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davasına ilişkin, “Açtıkları kaçıncı dava genel başkanımız hakkında. Onlar dava açmaktan, genel başkanımız da dava kazanmaktan yorulmadı.” dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’yi kabulü esnasında çekilen fotoğrafı gösterdi.

Fotoğrafın sıradan bir fotoğraf olmadığını ifade eden Öztrak, şunları kaydetti:

“Fotoğrafta, tek kuruş borcu olmayan, kasasında milyarlarca lirası olan Türk Telekom’u soyan Lübnanlı Hariri ailesinin bir ferdi var. Telekom’un özelleştirme bedelini Türk bankalarından borç alıp ödedi. Sonra milyarlarca dolarlık temettü gelirini Türkiye’den Lübnan’a kaçırdı. Bizim bankalara 3,5 milyar dolarlık kredi borcu taktı. Bu borcu, Türk Telekom’un üzerine yıkıp, kaçıp gitti. Bugün milyonlarca öğrencimiz internete ulaşamıyorsa, Avrupa’nın en düşük internet hızına sahip ülkelerinden biriysek, sebebi işte bu vurgundur. Bir sorumlusu da bu vurguna göz yuman saraydır.”

Faik Öztrak, 2021’de karşı karşıya kalınan en önemli sorunlardan birinin borçların ödenmesindeki güçlük ve bankalardaki varlık kalitesinin bozulması olduğunu belirtti.

Bu konuda da veri kalitesinde ciddi sorunlar bulunduğunu söyleyen Öztrak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), kredi riskinde önemli artış olan ve yakın izlemeye alınan kredi tutarının Kasım 2020 itibariyle 59 milyar lira olduğunu açıkladığını dile getirdi.

Ancak Merkez Bankasının Finansal İstikrar Raporu’nda Eylül 2020 itibariyle yakın izlemedeki kredi tutarının 360 milyar lira olduğunun belirtildiğine işaret eden Öztrak, iki kurum rakamları arasında 6 kat fark bulunduğunu bildirdi.

Kredi risk primi

BDDK’nin sorunlu kredilerin raporlamasına yönelik mevzuatı bu yılın ortasına kadar gevşettiğini dile getiren Faik Öztrak, şöyle konuştu:

“Yine Türk Ticaret Kanunu’nda da ‘Borca batıklık durumunu’ düzenleyen maddede 2023’e kadar önemli muafiyetler getirildi. Bütün bunlar zombi şirketlerin yüzdürüldüğü ve bankaların aktif kalitesi konusunda kuşku ve kaygıları artıracak bir takım gelişmeler olduğunu düşündürüyor. Ekonomi yönetiminde değişen isimlere ve yabancıların taleplerine uygun olarak artırılan faizlere rağmen Türkiye’nin kredi risk primleri benzer ülkelerden halen çok yüksek. Kredi risk primi Brezilya’da 155, Rusya’da 89, Hindistan’da 107, Endonezya’da 68. Bizde ise hala 300 puanın üzerinde. Risk primimiz benzer ekonomiler arasında hala en yüksekse bunun en önemli nedenlerinden birisi de dışarıda Türkiye’nin bankalarındaki varlık kalitesine yönelik kuşkulardır. Nitekim sadece bir internet sitesinde satılık otel ilanlarının sayısı bin 700’ü bulmuş durumda. Yine kredi borcunu ödeyemeyen AVM’lerin bankaların sahipliğine geçmeye başladığını gazetelerden öğreniyoruz.”

“Yabancı çok kısa vadeli geliyor”

Faik Öztrak, doğru teşhis konmadan doğru tedavinin olmayacağını, bankalardaki sorunun boyutunu görmek için uluslararası standartlarda bir stres testine acilen ihtiyaç olduğunu söyledi.

Boş reform söylemlerini bırakıp somut bir takım adımlar atılmasının zamanının geldiğini, güven uyandıracak somut adımlar atılmadan, güçlü bir program ortaya konmadan, kaliteli, nitelikli sermayenin Türkiye’ye gelmesinin çok zor olduğunu savunan Öztrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Gelen tefeci faizine gelir. Nitekim sıcak paracılar Türkiye’ye gelmeye başladı ama gelen de sıcak paranın da sıcağı. Gelen sıcak paranın yarıdan fazlası SWAP olarak geliyor. Hisse senedi ve devlet tahviline gelen para ise bundan daha az. Niye? Çünkü yabancı çok kısa vadeli geliyor, kendini riske etmemek için en fazla teminatın olduğunu gördüğü kanaldan geliyor. Bu bile yabancıların ekonomiye güvenini göstermesi bakımından manidar. Durum son derece ciddi. Ancak saray ve sarayın kibirlisi somut adımlar atmak yerine hala 2023’e mektup yazıyor. 2023 hedeflerini tutturacaklarmış. Palavranın bu kadarı da fazla. 2023’e ulaşmamıza 2 yıldan az süre kaldı. İlk hedef neydi? 2023’de dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasına girmek. 2021’de en büyük 20 ekonomi arasından düşme riskiyle bu ülkeyi karşı karşıya getirdiniz. Yabancılar 2021’de Türkiye’nin en büyük ilk 20 ekonomi liginden düşeceğini söylüyor.”

Koronavirüs salgını

Kovid-19 salgının iyi yönetilemediğini iddia eden Öztrak, dünya üzerinde 50 ülkede aşılamanın başladığını, bazı ülkelerde nüfusun aşılanan kısmının yüzde 20’ye yaklaştığını aktardı.

Türkiye’de aşıların hala 1-2 hafta sonra başlayacağının söylendiğini ifade eden Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ortada milletin doğru dürüst takip edebileceği, halis kalple takip edebileceği, vicdan rahatlığıyla kimseye torpil geçilmediğini izleyebilecek bir aşılama programı yok. Diğer taraftan tüm testlerden geçmiş, üçüncü faz çalışmaları tamamlanmış aşılardan Türkiye’ye gelen yok. Gelen Çin aşısı da halen incelemede. Türkiye’nin alacağı Çin aşısı için Brezilya ve Endonezya’daki üçüncü faz çalışmaları açıklanmaya başladı. Türkiye de kendi çalışmasını açıklıyor. Aşının etkinliği konusunda rakamlar birbirinden farklı. Kaybedilen zamanla her gün can kayıplarımız artıyor, ekonomik kayıplarımız da artıyor. Yönetim kabiliyetini yitiren bu hükümetin elinde ülkemiz yönetilmiyor, adeta savruluyor. Ekonomi başta olmak üzere her alanda büyük sorunlar birikti. Buhran yaşıyoruz. Biriken sorunlar her geçen gün adeta bir çığ gibi milletimizi altına alıyor.”

Öztrak, CHP olarak 2021’de Millet İttifakı ortaklarıyla ülkeyi, ekonomiyi, hukuk devletini ve demokrasiyi milletle birlikte yeniden ayağa kaldırmak için hazır olduklarını ifade etti.

Seçimlerin, bir partiyi, bir siyasetçiyi sevip sevmemekle ilgisinin kalmadığını söyleyen Faik Öztrak, şöyle devam etti:

“AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız dahil herkes artık şunu açıkça görüyor. Ülkemizin kaybedecek bir dakikası bile yok. Yeni diye getirilen bu ucube sistem Türkiye’ye dar geldi. Bu rejimi değiştirmemiz, yepyeni güçlendirilmiş bir parlamenter demokrasiyi hep birlikte kurmamız gerekiyor. Bu temel üzerinde yeniden çağın tüm gelişmelerini dikkate alan bir üretim ekonomisini yükseltmemiz şart. Bunun sonucunda ürettiğimiz refahı adil paylaşmamız, çevre ve ekonomik sürdürülebilirliği tesis etmemiz gerekiyor. Çalışanın alın terinin karşılığını alacağı, üretimle yükseleceğimiz yepyeni bir ekonomik strateji, bu ülkenin hiçbir ferdini yalnız bırakmayan tüm vatandaşlarını kucaklayan yepyeni bir devlet anlayışı vadediyoruz.”

Öztrak, Elazığ’da depremzedelerle ilgili gelişmeleri takip etmek üzere görevlendirilen heyetin raporunu MYK’ye sunduğunu, raporun yarın kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin HDP’nin kapatılmasına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Öztrak, “Bahçeli’nin özellikle partimiz hakkında hezeyan içinde sarf edilmiş sözlerini ciddiye almayı, ipe sapa gelmez değerlendirmelere cevap vermeyi doğru bulmuyorum.” ifadesini kullandı.

Bir gazetecinin “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki ziyaretleri erken seçimin habercisi mi?” sorusuna Öztrak, “Herkes istediği parti ile görüşmekte özgürdür. Aynı zamanda istişarede de her zaman hayır vardır. Ama ben bu toplantılarda milletin sorunları ve rekor kıran işsizlik, mutfaklardaki yangın görüşülüyor mu onu merak ediyorum.” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu’nun sözleri

Öztrak, bir gazetecinin, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun (sözde cumhurbaşkanı) ifadesi yeni bir tartışma başlattı. Bu tartışmaya ilişkin görüşünüz nedir?” sorusuna karşılık, şunları söyledi:

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet egemenliğini bu anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır. Hiç kimse veya hiçbir organ, kaynağını bu anayasadan almayan devlet yetkisini kullanamaz. Burada yazılı olmayan işleri yapamaz. Bunu Anayasa diyor. Tarafsızlık yemini edeceksiniz, cumhurbaşkanı koltuğuna oturacaksınız, AK Parti genel başkanı da olacaksınız, sonra da kendinizi mahkemelerin yerine koyup hem savcı hem de yargıç olacaksınız, istediğinizi terörist ilan edeceksiniz. Bu anayasa, cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti genel başkanına böyle bir devlet yetkisi vermiyor. Milli egemenlik karşıtlığı gibi laflar ediyorlar. Milli egemenlik karşıtlığı arıyorlarsa anayasamızı çiğneyenlerde ve ettikleri tarafsızlık yeminine uymayanlarda arayacaklar. Yani saraydaki aynaya bakacaklar.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na yönelik açtığı tazminat davasının sorulması üzerine de “Açtıkları kaçıncı dava genel başkanımız hakkında. Onlar dava açmaktan, genel başkanımız da dava kazanmaktan yorulmadı.” dedi.

(Bitti)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Mümin Altaş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*